Yatak Yaralarıyla Mücadelede Fiziksel Tedavi ve Psikososyal Destek
Uzun süreli yatış gerektiren durumlarda, yatak yaraları sıkça karşılaşılan bir sorun olarak ortaya çıkar. Ancak bu durum, yalnızca ciltte oluşan bir yara olarak değerlendirilmemelidir. Yatak yaraları, yaşlı bireyin günlük yaşamı, hareket kabiliyeti, psikolojik durumu ve aldığı bakımın kalitesi hakkında önemli ipuçları sunar. Bu nedenle, yatak yaralarını ele alırken sadece tıbbi tedbirlerle yetinilmemeli; yaşlının genel durumunu ve duygusal sağlığını da içeren kapsamlı bir yaklaşım benimsenmelidir.
Uzun süreli yatış durumlarında yatak yaraları ile karşılaşırız. Yatak yaraları sadece fiziksel bir cilt sorunu değildir. Yaşlıdaki yatak yarası, yaşlımızın günlük yaşamı ve rahatlığı hakkında da bize bilgi verir yani psikolojik ve sosyal boyutları da bulunur.
Tıbbi açıdan yatak yaralarını önlemek için kişiye uygun yatak ve destek düzeyleri uygulanmalıdır. Örneğin uzun süreli yatacak olan bir yaşlı için havalı yatak kullanılmalıdır. Düzenli olarak cilt kontrolleri yapılmalıdır. Ufak bir kırmızılık durumunda dahi yara oluşmadan müdahale edilmeli ve tedavi başlanmalıdır. Kısa kısa ve sık sık hareket ettirilmeli ve pozisyon değiştirilmelidir. Fizyoterapist tarafından yatak içi kol /bacak hareketleri ve oturma /ayağa kalkma egzersizleri yapılmalıdır. Yatak kenarları tutulacak biçimde olmalıdır ki yaşlı pozisyon değişime aktif katılmalıdır.

Altınçatı’da yatak yaralarına yönelik bakım, uygun ekipman kullanımı kadar yaşlı bireyin sürece dahil edilmesini esas alan bir yaklaşımla yürütülür. Psikososyal açıdan bilinçli ve yatan yaşlı için kendini kontrol ediyormuş hissi vermek önemlidir. Yaşlıya sorular sorularak yeni pozisyona hazırlanmalıdır. Örneğin ‘’pozisyon değiştirelim’’ değil de ‘’Sağa dönmek ister misin?’’ gibi sorularla kontrol verilmelidir. Stres ve huzursuzluk yaşlının hareketini engeller. Uzun süreli yatan bir yaşlı kendini görünmez hissedebilir sık iletişim ve değerli olduğunu hissettirmek önemlidir. Yatak yaralarını önlemek için sadece fiziksel müdahale değil psikososyal destek ve farkındalık da gerekmektedir. Huzurevinde bir sosyal hizmet uzmanı olarak yatak yaraları bize sadece bir yara olarak gelmez. Evet yatak yarası oluşabilir bir durumdur ama devamındaki çizelge bize yaşlıya bakımın birçok alandan ipucunu verir.
Yatak yaralarının önlenmesi, uygun ekipman kullanımı ve düzenli bakımın yanı sıra, yaşlı bireyin bu sürece aktif şekilde katılımını da gerektirir. Fiziksel müdahalelere ek olarak psikososyal destek sağlandığında, hem yaşlı bireyin yaşam kalitesi artar hem de bakım süreci daha etkili bir şekilde yönetilir. Bu yönüyle, yatak yaraları yalnızca bir sağlık problemi değil, aynı zamanda yaşlı bakımının kalitesini ve insana verilen değeri gösteren temel bir ölçüttür.


