Mutlu Et Mutlu Ol Değişimi
Günlük Yaşam ve Yaşlılıkta Değişen Etkiler
Günlük yaşamımızda tüm etkinlikler ve davranışlar bizleri etkilemektedir. Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan hastalıklar, bu etkinin daha net görülmesine neden olmaktadır. Alzheimer, tedavisi olmayan bir hastalık olarak halk tarafından bilinmektedir ve bu durum herhangi bir eyleme geçmeme ve bu hastalığın pençesine düşme korkusuyla karşı karşıya kalmamıza neden olmaktadır.

Alzheimer’a Yönelik Toplumsal Algı ve Erken Teşhisin Önemi
Alzheimer belirtileri çoğu zaman “bunama”, “yaşlılık hali” ya da “unutkanlık normaldir” şeklinde geçiştirilir. Bu kültürel bakış açısı, erken teşhisi geciktirir ve hastalığın daha hızlı ilerlemesine neden olabilir. Oysa ki erken teşhisle birlikte sosyal yaşama katılmak ve spor yapmak, bu rahatsızlığın etkilerini hafifletir ve bu hastalığa yakalanan bireylerin daha kaliteli bir yaşam sürmelerine olanak tanır.
Spor, Mutluluk ve Sosyal Katılımın Rolü
Spor ve hafif egzersizlerin Alzheimer başlangıcı olan bireyler üzerinde son derece olumlu etkileri vardır. Mutlu olan insan sağlıklıdır. Bu mutluluk, insanlar arasındaki ilişkilerde önemli bir yer tutmalıdır. “Mutlu et, mutlu ol” sloganı, Alzheimer hastalarına ve onlarla ilgilenen yakınlarına yönelik bir mesaj olmalıdır.
Alzheimer Hastalarının Sosyal ve Duygusal Görünürlüğü
Alzheimer hastalarının artık karar veremeyeceği düşünülerek onların fikirleri alınmaz. Hasta, aile içinde fiziksel olarak var olsa da sosyal ve duygusal olarak yok sayılmamalıdır. Çünkü bu durum, kişinin kendini değersiz hissetmesine neden olur.
Değişim Süreci Olarak Alzheimer
Biz insanlar yaşam sürecimizde çeşitli değişim dönemleri yaşamaktayız. Bu duygular, insanın hayatında karşılaştığı değişimlere verdiği tepkilerin bir sonucudur. Bazen bu değişimlerle daha kolay başa çıkarken, bazen de daha fazla zorlanıyoruz. Alzheimer benim için bir değişim sürecidir. Bu bağlamda, bağımsız yaşama duygusunun kısmen de olsa ortadan kalkması ciddi bir mutsuzluk ve yük teşkil etmektedir. Bunu fark eden Alzheimer başlangıcı olan insanlar, bir kuş gibi konacak bir dal arar; kanatlarını çırpmaktan yorulmuştur. Bu noktada yapılması gereken, bu bireyleri yalnız bırakmamak, onlara anlayışla yaklaşmak, sosyal yaşamın içinde tutmak ve destekleyici ortamlar sunmaktır. Ancak bu şekilde yaşanan değişim süreci bir yük olmaktan çıkıp, birlikte taşınan bir sorumluluğa dönüşebilir.
Teknolojik ve Sosyal Destek Mekanizmaları
Günümüzde Alzheimer hastalarının yaşam kalitesini artırmak amacıyla çeşitli teknolojik araçlar ve yeni tedavi yöntemleri geliştirilmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde kullanılan GPS özellikli akıllı bileklikler ve takip cihazları, hastaların kaybolma riskini azaltarak hem bireyin hem de yakınlarının güvenliğini sağlamaktadır. Bu nedenle toplum olarak hem teknolojik hem de sosyal destek mekanizmalarını etkin kullanmalı, Alzheimer hastalarının güvenli, bağımsız ve mutlu bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmalıyız. Çünkü insanı insan yapan sorumluluklarımız vardır.


