🌐 EN
Blog

Altın Hafıza ve Altın Yaşlılık İçin

Yaşlılık denince akla önce bedensel ve zihinsel gerileme geliyor.
Yıllar geçtikçe her şey eskiyor; insanlar da.
Yaşlılığı kabul etmekten başka çare yok. Yaşamın gerçeği bu.

Ama yaşlılığı geciktirebiliriz. Daha uzun yıllar genç ve dinç kalabiliriz. Bunun için iki işlevimizi iyi koruyup iyi beslemeliyiz. Bunlardan birisi bedenimiz, diğeri zihnimiz. İkisi de olabildiğince dinç olmalı, genç kalmalı. Hatta daha önemlisi; beyni ne kadar dinç tutarsak beden de o kadar genç kalır. Demek ki beyin sağlığı, beden sağlığından daha önce gelmelidir.

Tersi de doğrudur. Kalın bağırsağımızda üretilen bir enzim beynimize hükmeder. Yani beden sağlığı da beyne olumlu etkiler yapar.

Beyin ve Beden Sağlığını Korumak

Beyin ve beden arasındaki sağlıklı ilişkiyi dengede tutabilmek için yapabileceklerimiz var. Bunlardan birincisi iyi ve doğru beslenmedir. Belleği güçlendirecek, diri kalmasını sağlayacak besinlere ağırlık vermek gerekir. Örneğin badem, ceviz, fındık gibi yağlı kuruyemişler; ev sirkesi, ev turşusu, ev yoğurdu, kril yağı, sakatat, gerçek tereyağı, yağlı balıklar, zerdeçal, soğuk sıkım zeytinyağı vb.

Koyu yeşil yapraklı sebzelerin beyin dostu olduğu biliniyor. Sıkça yenilmelidir: Bezelye, brokoli, brüksel lahanası, dereotu, ıspanak, kuşkonmaz, maydanoz, nane…

Alzheimer’ı uzak tutmak için yukarıda saydıklarımızı yerken, yaşlanmayı geciktirecek besinleri de unutmamalıyız. Çünkü yaşlanma ve Alzheimer büyük ölçüde birbirlerine yakındır. Yaşlanmayı geciktirecek yiyecekler olarak da şu besin maddeleri sayılmaktadır: Bitter çikolata, ceviz, kahve, orman meyveleri, sarımsak, soğan, yağlı balıklar (sardalya, somon, alabalık, uskumru gibi), yeşil çay, yoğurt, gezen tavuk yumurtası, soğuk sıkım zeytinyağı.

Doğru beslenme kapsamında üç besinden uzak durmak gerekir:
Şeker (her türlüsü), bedenin şeker olarak algıladığı ekmek, makarna, pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinler ve gluten içeren yiyecekler ile işlenmiş gıdalar; hem genel sağlığa hem de beyin sağlığına olumsuz etki eder.

Spor, Hareket ve Zihinsel Canlılık

İkinci önemli konu spordur. Spor, beyin ve beden arasındaki sağlıklı ilişkiyi dengede tutar. Yaşlılar için kültürfizik hareketleri bedeni de beyni de gençleştirir. Haftada en az üç dört gün, orta yaşlılar ve yaşlılar günde 20–25 dakika ev içi spor yapmalıdır. Hareketsiz geçen yaşlılıkta önce kaslar zayıflar; bu da bedenin diriliğini kaybetmesine neden olur.

Ev içi spor, ayakta ve hızlı yapıldığında düşme riski taşıdığı için oturarak veya yere sırtüstü yatarak yapılabilir. Bu hareketler haftada en az üç gün yapılmalıdır ve günde toplam 20–25 dakikanızı alır. Çok değildir.

Divana oturarak yapılacak önemli bir hareket (jimnastik) vardır. Başı zorlamadan, yumuşak bir şekilde 10 ya da 20 kez önce öne ve aşağıya, ardından aynı sayıda sağ yana, sonra sol yana yatırmak; daha sonra başı sağa ve sola döndürmek; ardından başı sağ ve sol meme başlarına bakacak biçimde çaprazlama olarak 45 derece sağa ve sola çevirmek, baş, boyun ve beyin sağlığına olumlu katkı sağlar. Bu egzersizler toplamda 5–7 dakika sürmektedir.

Sonrasında, sırtüstü yere uzanılarak kollar birleştirilip gerilerek 10 ya da 20 kez baş üstünden yere değdirilmesi, kol ve omuz kaslarının diri kalmasına yardımcı olur. Yatarken sağ bacağın bedenin sol tarafına, sol bacağın ise bedenin sağ tarafına doğru 10 ya da 20 kez olabildiğince yaklaştırılması, bel kaslarının güçlenmesini destekler. Kolları gererek sol kolu sağa, sağ kolu sola yatırmak; ayakları üst bedene yaklaştırarak yere bastırıp bel kısmını yukarı kaldırıp indirmek; yüzüstü yatıp dirsekler üzerinde bedenin üst kısmını yukarı kaldırarak en az 15 saniye bu pozisyonda kalmak gibi hareketler, tüm bedeni çalıştırır ve güç kazandırır.

Bu egzersizler bedeni diri tutarken zihinsel açıklığın korunmasına da katkı sağlar. Düzenli olarak yapılan bu tür fiziksel aktiviteler, bireyin Alzheimer hastalığından uzak kalmasına yardımcı olabilir.

Bu egzersizler evde, yeşillikli bir parkta ya da huzurevindeki odanızda yapılabilir. Yere uzanabilmek için evde halı, parkta çimen; huzurevinde ise mat kullanılması önerilir.

Destekleyici Unsurlar: Vitamin, Uyku ve Yaşam Sevgisi

Üçüncü önemli konu vitamin takviyeleridir. Bedenin gereksinimi olan ve eksikliği hekim tarafından belirlenmiş vitaminlerin (B12, D, K vitaminleri, kurkumin gibi) takviye olarak alınması gerekir.

Dördüncü konu yeterli uykudur. Her insan, bedeninin gereksinimi kadar uyumalı ve mümkünse alarm olmadan, kendiliğinden uyanmalıdır.

Beşincisi ve en önemlisi yaşamı severek yaşamaktır. Çünkü yaşlılık, yaşamın altın çağıdır. Erdemin, deneyimin ve bilgeliğin en üst noktasıdır. Yaşamdan koparak değil, yaşama bağlanarak, yaşamdan olabildiğince zevk alarak yaşamak, hep genç kalmaktır.

  1. yüzyıl ozanlarından Enderunlu Vasıf ne diyor:
    “Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner.
    Gam u şâdî-i felek böyle gelir böyle gider.”

Anlamı: Dünyada hüner, sıkıntıyı zevk haline getirmektir. Dünyanın sevinci ve kaygıları böyle gelir, böyle gider. Yanlış mı? Doğru.

Yukarıdaki önlemlere uyulursa Alzheimer olabildiğince geciktirilebilir ve daha uzun, sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir. Alzheimer olan yaşlıya bu beş uygulama doğru şekilde sağlanabilirse, hastanın durumu belirgin biçimde iyileşebilir, diyor bu alanın doktorları. Dr. Ümit Aktaş hatta, “Sizinle tavla bile oynayabilir,” diyor.

Nasıl ki çocukken çocukluğun, gençken gençliğin, yetişkinken yetişkinliğin tadını sonuna kadar çıkarıyorsak; yaşlanınca da yaşlılığın tadını sonuna kadar çıkarmalıyız. Yaşlı olduğumuz için sevilmenin, yaşlandığımız için saygı görmenin değerini bilmeliyiz. Bu eğitimi kendimize kendimiz vermeliyiz. Her şeye rağmen yaşam güzeldir.

Yaşlılık denince akla yalnızca olumsuzluklar gelmez. Yaşama bağlı insanlar da gelir: Saygı duyulan, sevgi dolu, yaşamı seven, sosyal ve üretken insanlar… Haydi hep birlikte sağlığımızı koruyarak bu saygın insanlarla bir arada olmaya, onlardan öğrenerek dolmaya.

Yazar: Prof. Dr. İlhan TOMAYBAY

Hemen Paylaşın
26 Ocak 2026
Ücretleriniz Ne Kadar?

Ücretler ve aklınıza takılan diğer her şey için bize hemen ulaşın!

BENZER YAZILAR

Yaşlı Yakınımız İçin Doğru Huzurevi Nasıl Seçilir?

Yaşlı bireylerin kurum bakımına yönlendirilmesi, aileler açısından hem duygusal hem de etik boyutları bulunan önemli bir karardır çünkü doğru bir yer bulmak her zaman çok kolay değildir. İyi bir kurum seçerken yaşlının ihtiyaçları, kurumun statüsü, fiziksel ortamın güzelliği, profesyonel yeterlilik, destek hizmetleri, sağlık hizmetleri gibi çok kafa karıştırıcı ve araştırılması gereken noktalar bulunmaktadır. Artan yaşam…

10 Mart 2026

Ümitköy Huzurevi

Ümitköy Huzurevi: Altınçatı Yaşam Merkezleri Yaşamın her aşamasında güven, özen ve huzurun bir arada olduğu Ümitköy Huzurevi’nde, Altınçatı Yaşam Merkezleri olarak konuklarımıza sağlık ve mutluluk dolu altın yıllar sunuyoruz. Altınçatı Yaşam Merkezleri’nde Özenli Bakım Altınçatı ailesi olarak, geleneksel toplum normlarından uzaklaşarak, duygusal zaafları bir kenara bırakıyor ve profesyonel destekle sevdiklerinize layık görülen özeni sunuyoruz. Güven…

13 Ocak 2024

Huzurevi Başvuru Süreci ve Kabul Şartları

Yaşlı yakınlarımız için huzurevi seçmek duygusal olduğu kadar dikkat gerektiren bir süreçtir. Huzurevi başvuru süreci ve kabul şartları süreciyle ilgili detaylar hakkında bilgi sahibi olmak, doğru karar almanıza yardımcı olur. Huzurevine Kimler Kabul Edilir? Huzurevlerine genel olarak 55 yaş ve üzeri bireyler kabul edilir. Kabulde kişinin genel sağlık durumu, ruhsal yeterliliği ve günlük yaşam aktivitelerini…

28 Mayıs 2025